Bahadır Gönül
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Dünya
  4. ABD ve NATO’ya Güvenen Ukrayna’nın Hazin Sonu: Modern Sevr Anlaşması

ABD ve NATO’ya Güvenen Ukrayna’nın Hazin Sonu: Modern Sevr Anlaşması

featured

2022 Şubat’ında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, artık sadece iki Slav ülkesinin çatışması olmaktan çıkmış aynı zamanda ABD ve NATO’nun güvenilirliği ve ahlaki tutarlılığı konusunda tarihe geçen bir turnusol kâğıdı haline gelmiştir. Dört yıldır devam eden kanlı savaş, ABD ve NATO ülkelerinin “stratejik ortak” söyleminin ne kadar boş ve yalan olduğunu gözler önüne sermiştir.

Volodimir Zelenski, 2019’da iktidara geldiğinde siyasi tecrübesi sıfır olan bir komedyen ve televizyon yıldızıydı. Ne var ki, kısa sürede Batı başkentlerinin gözde figürü haline geldi. Washington’dan Londra’ya, Brüksel’den Berlin’e herkes ona aynı mesajı verdi: “NATO’nun kapısı size her zaman açık, arkanızdayız.”

Batı’ya güvenen Zelenski bu vaatlere kanarak her fırsatta Ukrayna’nın geleceğinin NATO’da ve AB’de olduğunu dile getirdi. Putin’in Ukrayna’yı defalarca uyarmasına rağmen Zelenski bu uyarıları dikkate almadı. Sonuç olarak 24 Şubat 2022 sabahı Rus tankları Ukrayna sınırını geçti ve büyük bir savaş başladı.

Peki 4 yıldır devam eden bu savaşta Ukrayna’yı ateşe atan ABD ve NATO ülkeleri ne yaptı?


Hiçbir NATO ülkesi ve ABD tek bir asker dahi göndermedi. “Article 5” maddesi (NATO üyesi bir ülkeye savaş açıldığında diğer üye ülkeler de katılmak zorundadır.) kendi üyeleri için kutsal sayılırken, üyelik vaat ettikleri Ukrayna için geçerli olmadı. Milyarlarca dolarlık silah yardımı yapıldı ama bu silahların bedeli Ukrayna askerlerinin ve sivillerinin kanıyla ödendi. Yüzbinlerce genç savaşta hayatını kaybetti, milyonlarca insan mülteci oldu, ülke altyapısı yerle bir edildi. NATO ülkeleri ise artan Rusya tehdidi karşısında bırakın Ukrayna’yı NATO’ya üye yapmayı artık kendi askeri harcamalarını arttırıyor ve güvenlik politikalarını baştan aşağı değiştiriyorlar. Anlayacağınız olan sadece Ukrayna’ya ve halkına oldu.

Şimdi ise sahneye bir kez daha her fırsatta barış güvercini olduğunu iddia eden Donald Trump çıktı. 2025’te ikinci kez Beyaz Saray’a dönen Trump, “barış planı” adı altında masaya Ukrayna için ültimatom niteliğinde bir belge koydu. Anlaşmanın içeriği, Rusya için mutlak bir zafer ve Ukrayna açısından adeta modern bir Sevr Antlaşması gibi:

  • İşgal edilen toprakların (Kırım dahil) büyük kısmının Rusya’da kalması
  • Ukrayna’nın NATO’ya asla üye olmayacağının yazılı taahhüt altına alınması
  • Ukrayna ordusunun büyüklüğünün ve silah kapasitesinin kalıcı olarak sınırlandırılması
  • Donbas ve Kırım’da “özel statü” gibi fiili bölünmeye yol açacak düzenlemeler
  • Ukrayna’da Zelenski’nin devrilmesi için seçime gidilmesi

Bu plan, Ukrayna devletinin 1991 sınırlarını ve tam egemenliğini sonsuza dek kaybetmesi anlamına geliyor. Trump’ın masaya koyduğu belge, Ukrayna için bir barış antlaşması değil; savaşı kaybeden bir ülkenin teslim belgesi. Zelenski’nin elinde hiçbir kozu kalmadı. Ya kabul edecek ya da savaş daha büyük yıkımlarla devam edecek çünkü Ukrayna’yı ateşe atan ABD Ukrayna’dan desteğini tamamen çekecek.

Geriye dönüp bakıldığında acı gerçek çok net:
Ukrayna, 2014’ten beri ısrarla sürdürdüğü “NATO’ya evet, Rusya’ya hayır” politikasıyla kendisini kurtaracağını sanıyordu. Oysa tam tersi oldu. Eğer 2021 sonbaharında Putin’in talep ettiği “tarafsızlık” statüsünü kabul etseydi, ne savaş çıkacaktı ne de ülke parçalanacaktı.

Bugün Ukrayna ne NATO üyesi, ne de tam bağımsız bir devlet. Ne toprak bütünlüğü var ne de geleceğe dair umudu. Batı’nın “demokrasi ve özgürlük” söylemi altında kurban edilen bir ülkeye dönüştü. Zelenski, siyasi tecrübesizliğinin ve ABD ile Batı’nın sahte vaatlerine kanmasının bedelini, kendi halkına ödetti.

Ukrayna’nın trajedisi, küçük ve orta ölçekli ülkeler için ibretlik bir ders olmuştur. ABD ve Batı’ya asla güven olmaz. Emperyalist devletlerin öncelikli hedefi kendi çıkarlarıdır. Sizi yeri geldiğinde kullanır ve sonra çekilirler. Trump Joe Biden’ın bir aptal olduğunu ve Ukrayna’ya yaptıkları yardımın 300 milyar dolarlık maliyeti olduğunu ve bunun büyük bir hata olduğunu vurgularken buna karşılık Ukrayna’dan değerli maden yataklarını işletmeyi istemişti. Kendi istediğini anlaşmayla aldı. Şimdi ise Rusya’nın istediğini Putin’e vermek kaldı. Filler tepişti, çimenler ezildi. Kısacası ABD ve NATO ülkeleri Ukrayna’yı sattı ve en az Rusya kadar büyük bir yıkıma uğrattılar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çerezler

Warning: Undefined variable $nonce in /home/res85730442/public_html/turkdigitals.net/home/dir/wp-content/themes/kanews/class/Util/Kai.php on line 223
KAI ile Haber Hakkında Sohbet