Öncelikle milliyetçilik kavramını ele alalım. Milliyetçilik nedir ve ne değildir evvela bunu doğru anlamak gerekiyor. Milliyetçilik ; mensubu olduğumuz milletin, millî benliğine, kültürüne, ananesine sahip olmak, tarih şuuruna sahip olmak, mensubu olduğumuz milletimizi, ülkemizi sevmek ve milletimizi yükseltmek gayesidir. Türk milliyetçisi , Türk-İslam ülküsü savunucusu Seyyid Ahmed Arvasi hocanın tanımıyla milliyetçilik : Türk milletinin karakteridir! Milliyetçilik , milletini sevmek, her alanda bağımsızlığına kavuşturmak ve devletini güçlü kılmak arzusudur.
Peki milliyetçilik ne değildir? Milliyetçilik bu saydığım hususlardan başka bir şey değildir, örneğin kafatasçılık, ırkçılık değildir, görgüsüzlük, kabalık, kırmak, dökmek değildir, gösterişçilik değildir, sadece slogandan ibaret bir şey değildir. Milliyetçilik bir ideoloji, bir mefkure, bir dünya görüşü ve bir vatanseverlik biçimidir . En azından ben Türk milliyetçiliğinden bahsediyorum. E peki ” efendim bu ülkede kürtlerde yaşıyor, başka ırktan olan insanlarda yaşıyor, ne demek yani Türk milliyetçiliği, onları görmezden mi geleceğiz? ” sorularıyla muhatap kalıyoruz. Tabi ki bu ülkede kürdü, türkü, lazı, çerkezi, boşnağı, rumu, ermenisi ve diğer kökenlerden insanlar yaşamakta ve onlarda Türk milleti olarak tanımladığımız, milletimizin birer mensubudurlar . Hep Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı örnekleri verilir, bu ülkeyi beraber kurduğumuz anlatılır. Sadece bunlar mı ? Bakınız Sultan Alparslan’ın 1071 de Anadolu’yu Türk yurdu kıldığı Malazgirt Savaşı’nda bile kürtler vardır . Kürt kökenli vatandaşlarımız bu milletin ayrılmaz birer parçasıdırlar. Tabi ki terör örgütü üyeleri, sempatizanları ve sevicilerini ayrı tutmamız gerekiyor. Bugün adına pkk diyin, pyd diyin, ypg diyin, dhkpc diyin, ne derseniz diyin… Bunlar kürtler adına bir savaş vermiyorlar, bunlar kürt vatandaşlarımıza en büyük zararları veriyorlar. Bu cennet ülke hepimize fazla fazla yeter. Ziya Gökalp , ‘ Türkçülüğün Esasları ‘ adlı kitabında millet kavramını dil ve kültürel birliktelik olarak tanımlar , ırkçılığı reddeder . Her birimiz huzur , birlik ve beraberlik içerisinde gayet de güzel yaşarız. Bu kavram kargaşalarını da ortadan kaldırmak adına Gazi Mustafa Kemal Atatürk çok güzel tanımlamış, T.C. anayasamızda bu geçer, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk ‘tür. Türklük bir ırk, kan meselesi değil bir kafa, gönül meselesidir. Sırplar, Bosnalı Müslümanlara “Türk” demişlerdir. Avrupa da batılılar müslümanları çok kez “Türk” adıyla anmışlardır. Mesele , tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’ ni sevmek, tek bayrak olan Türk bayrağına muhabbet ve sevgi beslemek ve onun için gerektiğinde canını ortaya koyabilmek, tek devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘ne bağlı olmak ve tek millet olan Türk milletinin bahtiyar olması adına çalışma, gayret göstermektir.
Günümüzde de ırkçı çizgi de olanlar gayet tabii vardır. Ancak o yanlış onların kendilerine aittir. Milliyetçiliği bağlamından kopararak, seküler, ırkçı, kafatasçı veya kemalist çizgiye çekmeye çalışanlar var olsa da bu Türk milliyetçiliğinin dinine, kültürüne, millî değerlerine ve insani değerlere bağlı bir anlayış olduğu gerçeğini değiştirmez. Irkçı, seküler, kemalist çizgideki milliyetçiler azınlaktadır . Kişilerin görüş ve ideolojileri kendilerini bağlar. Önemli fikir adamlarından feyz alınır, gerektiği yerde görüşleri sorgulanabilir. Bu cümlem merhum Atsız’ı kendine örnek alarak ırkçılık, kafatasçılık yapanlar içindir. Atsız, “İstiklâl Marşı şairi Mehmet Akif’in babası Arnavut, ülküsü de Türkçülüğe aykırı olan ümmetçilik olduğu halde hangi Türkçü Mehmet Akif için Türk değildir demiştir? Mesele (…) Mehmet Akif kadar Türk olabilmektedir.” demiştir. Atsız dine soğuk bakıp, düşmanlık etmemiş, hürmetkar bir tavır içinde olmuştur. Kaldı ki zaman içinde Türk milleyetçiliği fikriyatı Osman Yüksel Serdengeçti, Seyyid Ahmed Arvasi gibi değerli fikir adamlarının öncülüğünde Türk – İslam mefkuresi, İslamla meczedilmiş Türk milliyetçiliği anlayışına dönüşmüştür. Türk milleti Müslüman bir millettir bu sosyolojik bir gerçekliktir. Elbette Osmanlı da 72 milletten ve her dinden insan huzur içinde birlikte yaşamışlardır, gayrimüslimlerinde inanç, yaşama, fikir özgürlükleri milletimizin teminatı altındadır. Ancak Türk milleti ekseri olarak Müslümandır ve Türk milletinin en önemli değerlerinin başında din-i mübin-i İslam gelir. Türk milliyetçiliği fikriyatı kendine hedef olarak öncelikle Turan’ı ( Türk birliği ) , sonrasında ise İ’layı Kelimetullah ( Allah’ın isminin yükseltilmesi ) ve Nizam-ı Alem’i ( dünyaya nizam verme ) almıştır . Milliyetçi – ülkücü hareket Kızılelma demiştir , rıza-i İlahi’yi kendine amaç olarak belirlemiştir . Merhum Alparslan Türkeş ” Daima bir hedefiniz olsun ve hedefiniz Turan olsun , daima bir amacınız olsun ve amacınız Allah’ın rızası olsun . ” demiştir. Türk millettinde tarih boyunca hiçbir zaman ırkçılık olmamıştır , anadolu insanı ırkçılık nedir bilmez , bizim mayamızda kafatasçı milliyetçilik anlayışı yoktur. Bizim tarihimizde Hitler , Musollini gibi faşist düşünceler egemen olmamıştır . Rahmetli şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun da söylediği gibi ” Türk milliyetçiliği , batıda olduğu gibi materyalist , kafatasçı bir milliyetçilik değildir . Kültüre dayanır . ” Yine Muhsin başkan ” Bizim milliyetçiliğimiz ete , kemiğe , kana veya ırka değil kültüre dayanır . ” , ” bizim milliyetçiliğimiz ayrıştırıcı değil , birleştirici , çatışmacı değil , barıştırıcıdır . ” demiştir. Başkanın ” bizim milliyetçiliğimiz ” den kastı Türk milliyetçiliğidir . Türk milliyetçiliği fikriyatını özetle , kısaca ve nacizane açıklamaya çalıştığıma göre ” biz neden Türk milliyetçisiyiz ? ” kısmına geçiyorum.
Her insanın hayatta bağlı olduğu bir takım değerler , özel olarak sevgi ve muhabbet beslediği kişiler vardır . Cenabı Allah , Hucurat Suresi 13. ayeti kerimesinde ” … tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık … ” buyurmuştur . Nasıl her birimizi dünyaya getiren birer anne , babamız , kan bağımız olan bir ailemiz , akrabalarımız varsa ve bizim için kan bağıyla bağlı olduğumuz aile ve akrabalarımız nasıl kıymetli ve değerlilerse , bizim için özel bir yere sahiplerse , aynı şekilde mensubu olduğumuz bir millet , bir kavim , bir ırkımız , yaşadığımız , var olduğumuz bir coğrafya , sahip olduğumuz bir kültür ve değerler topluluğu var . Aynı şekilde nasıl ailemize , çevremizdeki insanlara karşı sorumluluklarımız varsa mensubu olduğumuz millete , bizlerin inanç ve her türlü yaşamsal özgürlüğümüzün teminatı olan devletimize , gölgesinde hürce yaşadığımız bayrağımıza ( ki o bayrak kanını mübarek şehitlerin kanından almıştır . ) , uğruna ecdadımızın ve nice şehitlerimizin kanlarını ve canlarını feda ettiği vatanımıza karşı sorumluluklarımız vardır . İşte tam bu noktada milliyetçilik , aslında bizde kendiliğinden var olan ve var olması gereken bir olgu olarak karşımıza çıkıyor . Milletimizi sevmek , ona karşı sorumluluk hissetmek ve milletimizi yükseltmek için çaba sarf etmek… Nasıl dünyevi anlamda bir çok varlığa karşı sevgi , muhabbet ve sorumluluk besliyorsak , en başta içinde yaşama özgürlüğüne sahip olduğumuz vatanımıza ve vatan olgusunu ortaya çıkaran , kandaşımız olan ve / veya aynı toprakları paylaştığımız , aynı dili konuştuğumuz , aynı dine inandığımız , ortak kültüre sahip olduğumuz milletimize karşı sevgi , muhabbet ve sorumluluk hissetmek insani davranmanın bir gereğidir . Elbette ki bizim ailemiz nasıl bizler için farklı bir anlam ifade ediyorsa , bütün insanlık alemi içinde de ülkemiz ve milletimiz bizim için farklı bir anlam ifade etmelidir . Biz bu milletin birer mensubu olmakla iftihar eder , milletimize karşı ayrı bir muhabbet besler ve milletimize karşı sorumluluk hissederek , bayrağımızı daha yukarı taşımak , milletimizi daha çok yükseltmek için çaba gösteririz. Milliyetçilik de bu sevgi , muhabbet ve çabanın genel adıdır , ırkçılık , ayrıştırmacılık , bizden olmayana nefretle bakma , kendimizi herkseten üstün görmek değildir. Resululllah (S.A.V.) . efendimiz bir hadisi şeriflerinde ” Kişi kendi kavmini sevmekle kınanamaz . ” buyurmuşlardır . Muhsin başkanımızın da söylediği gibi bizim milliyetçilik anlayışımız resulullahın bu hadisinin ötesine geçmez . Ayrıca Türk milletine , Türk milliyetçliğine , Türk milliyetçiliğinin sahip olduğu değerlere , kendine çizdiği vizyon , misyon ve hedeflere baktığımızda diğer milliyetçiliklerden ayrı bir öneme sahip olduğunu görebiliyoruz . Evet ırk olarak Türk olmak , Türk dünyaya gelmek üstünlük sebebi değildir , üstünlük dinimizce yalnız takva iledir. Tam da bu bağlamda Türklerin tarihte üstlendiği vizyona , sorumluluklara , İslamiyet’le tanıştıktan sonra hızla Allah’ın adını cihana yayma , Allah’ın adaletini yeryüzüne hakim kılma , Kızıl Elma yolundaki faaliyetlerine baktığımızda dini İslama yaptığı hizmeti çok açık bir şekilde görebiliriz . Türkler asırlar boyu İslamiyet’in sancaktarlığını , bayraktarlığını yapma şerefine nail olarak sahip olduğu takvayı ortaya koymuşlar ve İslam aleminin tek umudu , son umudu haline gelmişlerdir . Burada aklıma Sultan Alparslan’ın bir sözü geliyor , ” Biz Türkler temiz müslümanlarız , bid’at nedir bilmeyiz. ” ( bidat = hurafe )
Yüzyıllardır dünya üzerinde yaşanan insanlık dramlarına, sıkıntılara, zulümlere, adaletsizliklere baktığımızda dünyanın da Allah ‘ın ve O ‘ nun hak dini İslam’ın adaletine ihtiyaç duyduğunu görmekteyiz. Türk İslam Ülküsü, Türk milliyetçiliği fikriyatının bu noktada da önemi açıktır. Merhum Abdurrahim Karakoç un da ifade ettiği gibi ” Ölü dünya dirilmeyi bekliyor, Türk birliği kurulmayı bekliyor. ” aleme nizamı verecek olan, Türk milliyetçileri, ülkücüler, alperenlerdir. Evet bugün dünyanın Türk İslam Ülküsünün getireceği huzur, güzel ahlak, adalet ve barışa ihtiyacı vardır. Türk milliyetçiliği Türk’ ü savunup, Türk vatanı için, Türk için çalışarak bütün dünyaya iyilik götürme isteğidir. Yoksa bizden olmayanlara zulüm, baskı, şiddet göstermeye yönelik bir anlayış asla değildir. Türk tarihinin en büyük devletlerinden Osmanlı Devleti kurucusu Osman Gazi, ” Kavgamız kuru cihangirlik kavgası değildir. İlay’ı kelimetullah ve Nizamı Alem’dir. ” sözünden de hareketle ifade etmek isterim ki Türk milliyetçiliği yalnız Türkün huzuru, mutluluğu, refahı ve Türkü bütün ırklardan üstün tutarak, ayrıştırmacı bir tarzın ürünü olan bir anlayış değil, mazlumun umudu olan Türk için çalışarak, Türk’ü ve dolayısıyla İslam alemini ve dolayısıyla bütün mazlum insanları ve dolayısıyla da bütün insanlık alemini aziz kılma, bütün insanlığın huzur, adil paylaşım, mutluluk ve refah içinde yaşamasını sağlamak amacı güden bir milliyetçiliktir. Fransız milliyetçiliği, alman milliyetçiliği, İngiliz milliyetçiliğinden ve diğer milliyetçiliklerden en önemli farkıda buradadır. Anlattıklarımın hamaset, taraflı veya kör bir bakış açısı olduğunu düşünenlerin Türklerin dünyada yaptığı hayır ve yardım işlerine bakmaları yeterli olacaktır. Türkler sömürü anlayaşına sahip olmamışlardır, Türkler ezen, zulüm eden, yıkan, parçalayan, döken, kıran zorba bir millet olmamışlardır. Türk toplumu yalnız kendini düşünen bir toplum olmamıştır. Bizim medeniyetimiz her daim insanlara kucak açan, arabı acemden, acemi araptan ayırmayan, insanlığa önem gösteren, imar eden, onaran, yüreklere dokunan bir medeniyet olmuştur. Zannediyorum Afrika’nın bir çok ülkesinde, Pakistan da, balkanlarda ve dünyanın farklı bir çok bölgesinde yaşayan insanların Türkler ve Türkiye için ettikleri dualar, bizlere göstermiş oldukları sevgi, saygı, muhabbet ve destek bu dediklerimi kanıtlar niteliktedir. Öyleyse bütün dünyanın huzuru için, önce ülkemizde sonra bu küçük dünyada birlik ve beraberlik içerisinde yaşayabilmek için milliyetçiliğe sarılacağız, milliyetçiliği doğru anlayacağız ve milliyetçiliğin gerektirdiği davranışları ortaya koyacağız. Son olarak yazımı Seyyid Ahmed Arvasi hocanın şu sözüyle tamamlamak isterim : ” Ben Afrika ‘ nın ortasında doğmuş olan bir zenci olsaydım ve bu aklım da ben de olsaydı yine Türk milliyetçisi olurdum. Çünkü ben Amentü’ ye iman ettiğim gibi iman ediyorum ki, Türk milletinin de, İslam aleminin de, mazlum milletlerin de kurtuluşu Türk milliyetçilerindedir, Türk-İslam ülkücülerindedir. “
Tebrik ediyorum. Ders niteliğinde Çok güzel bir çalışma olmuş.
Çok teşekkür ederim başkanım teveccühünüz sağ olun.
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”
🇹🇷🐺
Milliyetçilik nedir ya da ne değildir sorusuyla ilgili muhteşem tespitler… Yürekten kutluyorum…
Çok sağ olun değerli başkanım kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim.
Kalemine yüreğine sağlık.
Teşekkür ederim değerli hocam