Türk gibi mi hücum mu yapmalıydık, İtalyan gibi mi savunma mı? Futbolun kitabı başka şey söylese de biz yine bildiğimizi okuduk. Federasyon başkanımız, Gürcistan galibiyetinden sonra Montella için kısa süre içinde Türk vatandaşlığı sözü vermişti. Dün geceki 6-0’lık İspanya mağlubiyetinden sonra hocamız, doğrusu gazilik maaşına başvurmayı hak etti.
Montella, sanki bizim bir futbol kültürümüz varmış ve bunu her rakibe kabul ettirebilirmişiz gibi sahaya çıktı. Gürcistan maçındaki iştahı İspanya’ya karşı da gösterebiliriz sanmış olacak ki, rakibi küçümseyen bir oyun planı tercih etti. Galiba kafasında, “Biz de 4–5 tane atarız” senaryosu dönüyordu. Oysa futbol, hayalle değil planla kazanılır.
Kağıt Üzerinde Güzel, Sahada Hayal Kırıklığı
Aslında kadroyu görünce biz de umutlandık:
“Bir tane Kerem, bir tane Arda, bir tane Kenan… Bir de Yunus sıkıştırsa, 4 golümüz hazır!” diye düşündük. Hoca bu oyuncuları defans yapmak için sahaya sürmezdi herhalde. Ama işin garibi, ne hücum vardı ne de savunma.
Allah muhafaza, Montella “korkak futbol oynattı” diye eleştirilseydi, bu kez de “Biz seni Türk yapacağız, sen kalkmış İtalyan gibi defans yapıyorsun!” diye çıkışırlardı. Yani hocanın işi en başından zordu.
Halı Sahaya Dönen Maç
Maç öyle bir noktaya geldi ki sahadaki görüntü, bir milli maçtan çok halı saha maçını andırdı. Uğurcan Çakır’ın sürekli tek ayak üstünde yakalanması, defans hattının rakip hücumculara refakat etmesi ve 60 dakikada 6 gol yenmesi, bu durumu özetliyordu.
O an televizyonu kapatıp Alcaraz–Sinner Amerika Açık finaline geçmekle en doğrusunu yaptım. Çünkü milli takım sahada su kaynatırken, Ömer Üründül de ekranda aynı performansı gösteriyordu.
Üründül Klasiği
Allah iyiliğini versin Ömer Üründül… Bizi yine kahkahaya boğdu. Adamcağız, bir Galatasaraylı yorumcu olarak, milli takımın 6 gol yemesine üzülmek yerine Uğurcan’ın 6 kurtarışına sevinip avunmayı tercih etti. Yani “yarısı dolu bardak” felsefesinin canlı kanıtıydı.
Federasyona Tavsiye
Tüm bu tablonun ardından federasyona naçizane bir tavsiye: Montella’yı Türk yapmak için uğraşmayın. Madem vatandaşlık dağıtılacak, bari bir faydası olsun. Getirin ‘Aykut Kocaman’ hocamızı, hem Türk kimliği meselesiyle vakit kaybetmezsiniz, hem de takım disiplin ve denge görür.