2020 yılının Eylül ayında başlayan savaş, Azerbaycan ordusunun kahramanlık destanlarıyla dolu bir mücadeleye dönüştü. Modern teknolojiyle donatılmış Türk yapımı İHA ve SİHA’lar, sahadaki dengeyi değiştirdi. Ancak zaferin asıl mimarı, cephede canını ortaya koyan Azerbaycan askerleri ve halkın sarsılmaz inancıydı. Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği siyasi, diplomatik ve manevi destek ise iki kardeş ülkenin “tek millet, iki devlet” anlayışını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
Şuşa’nın Kurtuluşu: Zaferin Taç Noktası
8 Kasım 2020 tarihinde Şuşa’nın kurtarılmasıyla savaşın kaderi değişti. Karabağ’ın kalbi sayılan bu tarihi şehir, Azerbaycan kültürünün sembolü olarak yeniden özgürlüğüne kavuştu. Şuşa’nın alınması, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir milletin onurunun iadesi anlamına geldi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in zafer konuşmasında söylediği gibi: “Şuşa bizimdir! Karabağ Azerbaycan’dır!”
Beş Yıl Sonra: Yeniden Doğuş ve Gelecek Umudu
Zaferin ardından geçen beş yılda, Karabağ bölgesinde yeniden imar ve dönüşüm süreci hızla devam ediyor. Yollar, köprüler, konutlar ve okullar birer birer inşa ediliyor. Zamanla, bölgeden göç etmek zorunda kalan binlerce Azerbaycanlı aile, doğdukları topraklara geri dönüyor. Bu dönüş, sadece bir fiziksel geri kazanım değil; bir ruhun yeniden doğuşu anlamına geliyor.
Türk Dünyası İçin Ortak Gurur
Karabağ Zaferi, Türk dünyasında dayanışmanın ve ortak kimliğin güçlenmesine de vesile oldu. Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan arasındaki siyasi ve kültürel işbirliği, bu dönemde daha da derinleşti. Bu zafer, Türk dünyasının bir araya geldiğinde neleri başarabileceğinin en somut örneği olarak görülüyor.
Unutulmayan Şehitler ve Kalıcı Hatıralar
Bu büyük zafer, binlerce şehidin kanıyla yazıldı. Bugün Karabağ sokaklarında dalgalanan Azerbaycan bayrakları, o kahramanların emaneti. Her yıl 8 Kasım’da düzenlenen Zafer Günü törenleri, o ruhun yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük anlam taşıyor.