Cumartesi, Ağustos 13, 2022
spot_img
Ana SayfaBalkan DigitalsKuzey Makedonya’daki Müslüman ve Türk Azınlığın Sorunları

Kuzey Makedonya’daki Müslüman ve Türk Azınlığın Sorunları

Yeni adıyla Kuzey Makedonya; Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan ve Arnavutluk arasında konumlu bir devlettir (Özgöker ve Batı 2016, 88). 2002 sayımına göre nüfusu yaklaşık 2.046.209 olarak tespit edilmişken, %64’le çoğunluk Makedonların yanında Arnavutlar,Türkler, Torbeşler, Boşnaklar, Romanlar gibi Müslüman toplumlarla Bulgarlar, Sırplar, Ulahlar ve Yahudiler gibi toplumlarda yaşamaktadır (Karaman 2018, 23). Nüfusun %2.66’sını Romanlar ve %1.78’ini ise Sırplar oluşturmaktadır (İşyar ve Ahmed 2005, 219).

• Resmi makamlar ülkede Arnavutların %25, Türklerin ise %4-5 civarında olduğunu belirtmektedir.
 • Arnavutlar %40, Türkler ise %10 oranında olduklarını iddia etmektedirler (Dalkılıç 2016, 86) 
• Ülkenin %65’inin Makedon Ortodoks ve %33’ünün Müslüman olduğu ifade edilse de, son sayımın 2002’de yapıldığı dikkate alındığında ülkenin yüzde elliye yakınının Müslüman olduğu iddiası da mevcuttur (SETA3 2014, 13). 
• Makedonya İslam Birliğine göre de Müslüman nüfus hemen hemen bir milyona yakındır.

Müslümanların çoğunluğunu 509.083 nüfusla Arnavutlar oluştururken, gerisini 77.959’la Türkler, 53.879 Romanlar, 17.018 Boşnaklar ve Torbeşler oluşturmaktadır (SETA3 2014, 90). Ülkede nüfusları 5-10 bin arasında olan ve Türkçe bilen Çingeneler’de bulunmaktadır (Türk & Giesel 2016, 131.

Kuzey Makedonya’daki Türklerin Sorunları

Türkler Yugoslavya’dan günümüze kadar Makedonya’nın bağımsızlığında kurucu unsur olsalar da sık sık asimilasyon politikalarına maruz bırakılmışlardır. Bu konulara örnek verilirse;- – – Yücelciler olayı: Türklerin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak amacıyla 1941 yılında kurulmuş “Yücel Teşkilatı” 1947 yılında yasa dışı örgüt olarak ilan edilmiş, yöneticileri yargılanarak idama mahkûm edilmiştir (Engüllü 1996, 53). Zorunlu Türk göçleri: 1953 yılında 203.938 olan Türk nüfusu aynı yıl imzalanan “Serbest Göç Antlaşması” sonrası göçlerle 2002 yılında 79.959’a kadar gerilemiştir. Türklerin oranı yüzde 22’den 1961 yılında yüzde 9,4’e, 2002 yılında ise yüzde 3,9’a kadar düşmüştür. 1953 yılından sonra Türkiye’ye göç edenlerin sayısının yaklaşık 175 bin olduğu, gayri resmi olarak ise 300 binleri bulduğu tahmin edilmektedir (Bozkurt 2010, 6061; Türk ve Giesel 2016, 132-133). 1974 ve 1991 Anayasası: Kurucu millet sorunu: Türkler 1974 Anayasasında diğer milletlerle birlikte “devletin kurucu unsurları” olarak anılsalar da, 1991 Anayasasında “Makedonya Cumhuriyeti Makedonların ulusal devleti olarak kurulmuştur” hükmünün yer almasıyla “milliyet” olarak tanımlanmışlardır (Bozkurt 2010, 62).

Eğitimdeki ve Türkçenin kullanımındaki sorunlar: 1991-1999 yılları arasında Türk köylerinde Türkçe eğitimi yasaklanmıştır (Ural 2016, 396). Günümüzde Türkçe bilen öğretmen sayısı oldukça sınırlı olup, eğitim ve öğretim materyalleri yetersiz durumdadır. Türkçe eğitim veren devlet okulları Makedon okullara oranla destek alamamaktadır (Dalkılıç ve Biçer 2017, 612).- – – Türk medya kuruluşlarının sorunları: Türkçe yayın yapan medya kuruluşları finansman sorunu yaşamakta, yeterli miktarda maddi yardım ve reklam alamamaktadır. Radyolar için yapılan frekans başvuruları kabul edilmemektedir (Türk ve Giesel 2016, 166). Bölgesel Örgütlenme Yasası: 2004’te kabul edilen yasayla Makedonya’daki 123 olan belediye sayısının sırasıyla 84 ve sonra 78’e düşürülmesi öngörülmüştür (Bozkurt 2010, 66). Türk nüfusunun %20’yi geçtiği Vrapçişte ve Banitsa Belediyelerinin de sınırları değiştirilmiş, Vrapçişte’de Türklerin oranı %36’dan %12,34’e düşürülmüştür (Gökdağ 2012, 19). Tarih kitaplarındaki nefret söylemi: Tarih kitaplarında Osmanlı Devleti sömürgeci gösterilmekte, Türklerin Makedonlara katliam yaptıkları ve sosyo-ekonomik açıdan geri bıraktıkları söylemleriyle Türklere karşı nefret duygusu işlenmeye çalışılmaktadır (Purde 2016, 18).

Kuzey Makedonya’daki Torbeşlerin Sorunları

Anadilleri Makedonca olan bir diğer Müslüman azınlık Torbeşler, nüfus sayımlarında Makedon olarak kaydedildikleri için sayılarının 35.000-100.000 arasında olduğu düşünülmektedir (Dikici 2014, 126127).

• Müslüman Torbeşlerin, Pomakların Makedonya’daki adı veya Müslüman Slavlara verilen isim oldukları iddia edilmektedir (Gökdağ 2012, 16). 
• Kumanların Balkanlar’a ilk gelişlerinden günümüze kadar saflarının dört-beş kez değiştirilmeye çalışılmasından dolayı “dört-beşler” yani Torbeş olarak adlandırıldığı da söylenmektedir (Gökdağ 2012, 19). 
• Osmanlı arşivlerinde ise topluluk Türkbaş olarak geçmektedir (Çavuşoğlu 1993).
 • Torbeşlerin de kendilerini Türklere yakın gördükleri ve Türk kimliği altında tanımlanmayı istedikleri görülmektedir (Dikici 2014, 126).

Torbeşler de ciddi asimilasyon politikalarına maruz bırakılmaktadır. Bu politikalara bakılırsa;- Torbeş varlığının ve kimliğinin reddi: Torbeşlerin Arnavutlara ya da Türklere katılmaları önlenmeye çalışılmış, örneğin işe alınan Torbeşlere sadece Müslüman kimliğine sahip olduklarına dair kâğıt imzalatılmıştır. Ayrıca Torbeşlerin Makedon oldukları, Osmanlılar tarafından zorla Müslümanlaştırıldıkları iddia edilmiştir (Oran 1993, 116-118).- Eğitimde karşılaşılan sorunlar: Torbeşlerin Türkçe eğitim istekleri reddedilmekte, Doğu Makedonya’da bulunan Torbeş çocuklarının 1-8. sınıfları arasında Türkçe eğitim almaları engellenmektedir. Türkçe eğitim noktasında öğretmen eksikliği, öğretmenlerin Türkçeyi tam olarak bilmemeleri, ders kitaplarındaki yetersizlikler gibi problemlerde görülmektedir (Ural 2016, 397; Türk ve Giesel 2016, 146-147).

Kuzey Makedonya’daki Müslüman ve Türk Azınlığın Ortak Hakları ve Sorunları

Arnavut, Türk, Torbeş ve Boşnak azınlığın tümünü ilgilendiren ortak haklar ve sorunlarda vardır. Bunlara örnekler verilirse;- 2001 Krizi: Arnavutlar 1974 Anayasasında “kurucu millet” statüsündeyken 1991 Anayasasında “azınlık” konumuna getirilmelerini reddetmişler, “kurucu millet” statüsünü kazanmayı ve yeni hakları talep etmişler, reddedilmesi sonrasında 2001 yılında hükümet güçleri ile Arnavut Kosova Kurtuluş Ordusu arasında çatışmalar yaşanmıştır (Gökdağ 2012, 18). Çatışmalardan Türkler de olumsuz etkilenmiş, Osmanlı mimarisinin büyük bir kısmı tahrip edilmiştir. Yaklaşık 30.000 Arnavut ve Türk de; Türkiye, Arnavutluk ve Kosova’ya göç etmiştir (Purde 2016, 9-11).- Ohrid Çerçeve Antlaşması: Çatışmalardan sonra 13 Ağustos 2001’de “Ohrid Çerçeve Antlaşması” imzalanmıştır. Antlaşmayla Makedonlar ve Arnavutların anayasal statüleri yeniden tanımlanırken, dil, eğitim, devlet kurumlarında istihdam, merkezi ve yerel idareye katılım gibi anayasal haklarda değişiklikler yapılmıştır. Etnik azınlığın nüfusun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturduğu belediyelerde azınlık dilinin ikinci resmi dil ilan edilmesi, azınlık nüfusunun çoğunlukta olduğu belediye, okul ve devlet kurumlarında yönetimin azınlık temsilcilerine geçmesi öngörülmüştür (Bozkurt 2010, 65). Anayasa değişikliğiyle “Makedonya, Makedon milletinin Arnavut milletinin ve Makedonya’da yaşayan diğer milletlerin ülkesidir” hükmü yürürlüğe girmiştir. Ohrid Çerçeve Antlaşması ve Türklerin haklarına ilişkin sorunlar: Türklerin nüfuslarına göre hakça temsilleri için istihdam oranı %4 olmasına rağmen, oranın 1997’de 1.96, 2000’de 1.79 ve 2005 yılında ise 1.72 olarak giderek düştüğü gözlemlenmektedir (Ural 2016, 417). Antlaşmada; milli sembollerin kullanımı ve bayrak yasasında %50, anadilin kullanımıyla ilgili yasada %20 oranı öngörülmekte olup Türkler nüfuslarına göre oranları yeterli gelmediği için haklardan mahrum kalmaktadırlar. – – – Üsküp 2014 Projesi ve ayrımcılık politikası: “Üsküp 2014 Projesi” doğrultusunda şehrin %40’ını oluşturan Müslümanlar yok sayılarak, Makedonlaştırma politikasıyla Müslümanları ötekileştiren eserler yapılmıştır. Eserlerde Ortodoks Makedon kültürüne yer verilmiş, Osmanlı veya İslam medeniyetinden herhangi bir kültüre yer tanınmamıştır (Dalkılıç 2016, 98-99). Bayrak Krizi: 1997 yılında çıkarılan “Farklı Ülkelerin Bayraklarının Devletin Resmi Kuruluşlarına Asılmasının Yasaklanması” yasasıyla; Arnavutların ve Türklerin yoğun olduğu Kalkandelen ve Gostivar’daki belediye binalarında özellikle Arnavutluk’a ait bayraklar indirilmek istenmiştir. Makedon güvenlik güçlerince operasyonlar düzenlenmiş, protestocularla çatışmalar yaşanmış, Arnavut ve Türk azınlık şiddete ve işkencelere maruz bırakılmış, azınlıklardan hayatını kaybedenlerde olmuştur (Purde 2016, 5). Özellikle Gostivar’da basılan ve aranan evlerin %90’ı Türklerin evleridir. Vakıf mallarının iadesi sorunu: Makedonya’daki diğer din birliklerinin vakıf malları iade edilmişken, Makedonya İslam Birliği’ne edilmemiş, bazı vakıf malları da Makedonya Ortodoks Kilisesine bağışlanmıştır. Makedonya Ortodoks Kilisesinin eğitim kurumlarıyla dini yapılarına devlet tarafından finans desteği sağlanırken, İslam Birliğine ise destek sağlanmamaktadır (Kafkasyalı 2016, 107).

Erdem Eren
İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında lisans eğitimini tamamladı.İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde"Balkanlardaki Türk Kamu Diplomasisi ve Faaliyet Alanları” tezi ile yüksek lisansını tamamladı.Şu an İstanbul Rumeli Üniversitesi Rumeli Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinde Araştırma görevlisi doktorant olarak görev almaktadır
- Advertisment -
Google search engine

Balkan Digitals