featured

Toplumsal Tehlike: CHP’nin Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı Hayali

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, iktidara gelmeleri halinde ‘Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ yerine ‘Kadın ve Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı’ kuracağını açıkladı. Peki ilk bakışta gayet insani ve kulağa hoş gelen bu kavram aslında neyi ifade ediyor? Bir kere şunu ayırt etmek gerekiyor. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları birbirinden farklı kavramlardır. Cinsiyet; doğuştan gelen biyolojik özelliklerimizin bizleri kadın ve erkek olarak ayırmasıdır. Toplumsal cinsiyet; sonradan öğrenilen ve cinsiyete toplum tarafından biçilen rol, sorumluluk ve davranış beklentilerini kapsayan bir terim olarak kabul edilmektedir.

Örneğin kadınların ev işleriyle ilgilenmesi ya da çocuk bakımını üstlenmesi gibi beklentiler, cinsiyet değil, toplumsal cinsiyetle bağdaştırılan kavramlar olarak gösterilmektedir.

Batılı gelişmiş ülkelerin ortaya attığı toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı ise kadına atfedilen annelik, ev hanımlığı, çocuklara bakmak gibi aile yapısının temelinde yer alan geleneksel ve kültürel rollerin reddedilmesini savunmaktadır. Öte yandan kadın ve erkek ayrımıyla kesin olarak belirlenen cinsiyet kavramının da tartışılabilmesine, LGBT denilen ne olduğu belli olmayan sapkın yaşam tarzlarının normal görülmesine olanak sağlamaktadır. 

Oysaki kadın haklarının savunulması için bu kavramı savunmaya ihtiyaç yoktur. Ülkemizde kadın hakları ve cinsiyet eşitliğiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınarak devletimiz tarafından dünden bugüne çok sayıda adım atılmıştır. 

Örneğin; 2004 yılında yapılan değişiklikle Anayasa’nın 10’uncu maddesine, “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” ifadesi eklenerek, cinsiyet eşitliğine anayasal güvence getirilmiştir. 

2009 yılında ise; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurulmuş ve 2012 yılında da 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kabul edilmiştir.

Aynı yıl içerisinde kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi onaylanmış fakat 2021 yılında Türkiye haklı çekincelerinden dolayı bu anlaşmadan çekilmiştir. 

Emperyalist güçlerin yanı sıra ülkemizde de ne yazık ki CHP’nin başını çektiği sözde özgürlükçü sol ideolojik kesimlerin bizi biz yapan kültürel değerlerimizi, geleneklerimizi bu kavram üzerinden küçümseyen iddialarda bulundukları hatta daha da ileri giderek toplumumuzda muhafazakar yaşam tarzını benimseyen çoğu kesimi “gerici” ve “kadın düşmanı” olarak gördükleri bir gerçektir. Oysaki kadınlarımız tarih boyunca Selçuklu ve Osmanlı’dan günümüze dek geleneksel Türk aile yapısında vazgeçilmez bir yere sahiptirler ve her zaman anne, eş, kardeş olarak el üstünde tutulmuşlardır. Mukaddes dinimiz İslam ve Kuran’da da kadın özel bir yere sahiptir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in kadına ve kadın haklarına dair çok sayıda hadis-i şerifi mevcuttur.  Bunlardan başlıcaları şunlardır:

“Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.”

“Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.”

“Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.” 

“Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.”

“Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin!”

“Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile!.. Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur.”

“Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz!”

“Mü’min bir erkek, mü’min bir kadına kızıp darılmasın! Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, öbüründen memnûn olabilir.”

“Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar, sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir.”

“Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızın. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler, ihanet eder.”

“Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.”

“Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.”

Kadına şiddeti teşvik eden, onları küçümseyen, toplumdan ve aileden dışlayan her türlü oluşumun mutlaka karşısında olunmalıdır. Fakat emperyalizmin “toplumsal cinsiyet eşitliği” adı altında insanların fıtratlarına aykırı cinsiyetsizleştirme ve toplumların aile kültürünü yok ederek milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırma politikasına kesinlikle dur denilmelidir. Modern dünyanın ideolojik ve sosyolojik dayatmalarından biri olan “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramı cinsiyetsiz ve ailesiz toplumlar oluşturmak istemektedir. CHP’nin iktidara gelmesi halinde Aile Bakanlığı’na bu adı vermek vermesi, toplumun temel taşı aile kurumunu kökünden sarsacak anti-milli ve anti-ahlaki LGBT destekli bu propagandaya açık destek vermektir. Bu tarz politikalarla yönetilen toplumlar yozlaşmaya ve zamanla asimile olmaya mahkumdur. 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Toplumsal Tehlike: CHP’nin Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı Hayali

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türk Digitals ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!