Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir kez daha tarihi bir seçime hazırlanıyor. Bu seçim, sadece bir Cumhurbaşkanı’nın değil; bir vizyonun, bir siyasi yönelimin ve geleceğin belirlenmesi anlamını taşıyor. Sandığa gidecek olan her seçmenin tercihi, Kıbrıs Türk halkının önümüzdeki dönemde hangi eksende yürümek istediğini de gösterecek.
Adaylar arasında öne çıkan isimlerden biri mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar. Onu yalnızca bir siyasetçi olarak değil; Kıbrıs Türk Cumhuriyeri’nin bağımsızlık çizgisini önceleyen, iki devletli çözümü merkeze alan bir duruşun temsilcisi olarak görmek mümkün. Bugün, uluslararası platformlarda Kıbrıs meselesi hâlâ çözülmemişken, Tatar’ın kararlı tutumu hem Türkiye ile güçlü bağları hem de Kıbrıs Türk halkının egemenlik haklarını vurgulaması açısından dikkate değer.
Federasyon mu, Egemenlik mi?
Kıbrıs meselesinin kronikleşmiş yapısına farklı reçeteler sunuluyor. Ersin Tatar, “iki ayrı egemen devlet” modelinden yana. Bu yaklaşım, bugüne dek federasyon çözümünden sonuç alınamayan onlarca yılın ardından, daha reel ve hak temelli bir strateji olarak sunuluyor. Tatar’a göre artık çözüm, “eşitlikten” değil, “egemenlikten” geçiyor. Bu söylem, özellikle son yıllarda Doğu Akdeniz’de yaşanan enerji politikaları ve jeopolitik gerilimler bağlamında daha da anlam kazanıyor.
Tatar’ın Vizyonu Ne Vadediyor?
Cumhurbaşkanlığı görev süresi boyunca Ersin Tatar, Türkiye ile ilişkileri her daim öncelikli tuttu. Özellikle Mavi Vatan, Maraş açılımı, iki devletli çözüm gibi konularda attığı adımlar, sadece iç siyasete değil, bölgeye mesaj niteliğindeydi. Bununla birlikte uluslararası alanda Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin görünürlüğünü artırmak için yürüttüğü diplomatik girişimler, dikkat çeken başka bir nokta.
Kıbrıs Türk Halkı Ne İstiyor?
Bugün Kıbrıs Türk halkı, hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya. Döviz baskısı, genç işsizlik, göç meselesi gibi sorunlar, seçim atmosferini sadece “milli meseleler” ekseninde değil, “günlük yaşam” üzerinden de şekillendiriyor. Ersin Tatar’ın karşısındaki adaylar, federasyon temelli çözüm önerilerini savunurken, Tatar bu seçimde “devletin varlığı ve geleceği” diyerek daha geniş bir perspektifi gündeme taşıyor.
Türkiye ile Beraber Adım Atmak
Tatar’ın en güçlü olduğu noktalardan biri de Türkiye ile eşgüdüm içinde siyaset üretmesi. Son yıllarda özellikle Anavatan Türkiye ile kurduğu sağlam diyalog, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini koruma noktasında Tatar’a güç kazandırdı. Bu bağ, yalnızca siyasi değil, ekonomik ve güvenlik ekseninde de devam ediyor.
Kıbrıs’ta Yeni Bir Sayfa Açılır mı?
Bu seçim, yalnızca Ersin Tatar’ın geleceğini değil, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çözüm modelini de belirleyecek. İki devletli çözümden yana olanlar ile federasyon isteyenler arasındaki bu yarış, aynı zamanda halkın kendi kaderini tayin etme iradesini sandığa yansıtması bakımından tarihi bir değer taşıyor.
Pazar günü çıkacak sonuç, yalnızca bir ismin kazanması değil; bir yol haritasının halk tarafından onaylanması anlamına gelecek.
Kıbrıs Türk halkı, varlığını ve iradesini koruyacak irfan ve ferasete sahiptir.
Bu vesile ile pazar gün yapılacak seçimlerin Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve yüce Türk milletine hayırlar getirmesini dilerken, Kıbrıs Türklüğü’nün davasına gönül veremiş; Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı Dr. Fazıl Küçük’ü ve şehit ve gazi Mücahitler’imizi rahmetle anıyorum.