Hayatın, bize emanet ettiği yiğitlerden biriydi o. Sıradan bir ömür değildi asla onunki. Siyasetin kuru kalabalığına kapılmadan halkın nabzını kendi nabzı gibi tutarak yaşanmış bir ömür…
En çetin zamanlarda bile Muhsin Başkan’ın yanı başında, gölgesiz bir duruşla duran bir ömür.
Onun dilinde Maraş’ın havası vardı; bazen pınar suyunun sertliğiyle, bazen de yüreğinin yangınıyla konuşurdu. Samimiyet ve doğallık kelimelerine nüfuz etmişti. Her karşılaşmamızda hissettiğim şey, bir Anadolu evinin kapısının ardında karşılar gibi içten bir kabul, köy çeşmesinden kana kana su içmiş gibi bir sahicilikti.
Geçen yıl Konya Kitap Fuarı’nda, kalabalığın arasında bir anın bütün hatıralarıma sızacağına hiç ihtimal vermezdim. “Pusudan Önce ve Muhsin”i imzalıyordum. Kalem elimdeydi. Telefon çaldı. Açtım. “Gardaş, ben Ökkeş Şendiller…” Tok, içten, derinden gelen bir ses. O an kalbimin ritmi değişti, yanımda imza için bekleyenler bendeki telaşın nedenini anlamaya çalıştılar. Onlar sadece bir yazarın yüzündeki ani değişimi gördüler. Oysa benim içimde o an, yılların saygısı, hayranlığı ve kardeşliği ses bulmuştu.
“Gardaş, senin gözlerinden öpüyorum. Şu ana kadar yazılan en iyi Muhsin Yazıcıoğlu kitabını yazdığın için.” O söz, içimde asırlık bir yankı gibi kaldı. Uzun uzun teşekkür etmek, onun yiğitliğini, Anadolu irfanını anlatmak istedim. Ama dilim sadece “Çok teşekkür ederim başkanım…” diyebildi.
Şimdi düşünüyorum da, bazı cümleler aslında yarım kalmak için söylenir. Çünkü gerisini kalp tamamlar.
Onun adı bizim hareketin köşe taşları arasındaydı. Hastaneye yattığı haberini aldığım gün, hastane koridorlarına düşen gölgelerin huzursuzluğu ile sarsılmıştım.
Bugünse o haber bir başka bir acıyı haykırdı. Veda haberi. Vefat haberi.
Bu dünya bir yiğidi daha uğurladı. Ama göğe yükselen her yiğit, ardında bize bir iz bırakır. Onun iziyse doğruluktan yanaydı. Muhsin Başkan’ın yanında olduğu gibi, milletin yanında, hakikatin yanında olduğu gibi…
Bir yiğit daha uçmağa vardı. Ve biz, geride kalanlar, artık biraz daha eksildik.
Rahmet niyazı ile…
Allah (cc) rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.